Kuruluş Aşamasındaki Nokta Partisi Kurucu Genel Başkanı Hakan Serpen: “Türkiye’nin Tüm İnançlarını Kapsayan Yeni Bir Yapıya İhtiyaç Var”
Kuruluş çalışmalarını sürdüren Nokta Partisi’nin Kurucu Genel Başkanı Hakan Serpen, yaklaşık yedi ay süren saha çalışmaları sonucunda Türkiye’deki inanç yapısına ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Serpen, saha çalışmaları kapsamında elde ettiklerini belirttiği verilere göre, geçmişte nüfusun yaklaşık yüzde 99’unun Müslüman olarak ifade edildiği Türkiye’de, son 13 yıllık süreçte bu oranın yüzde 80,61 seviyesine gerilediğini öne sürdü.
Partilerinin logosunda yer alan sembollerin de bu anlayışı yansıttığını ifade eden Serpen, logodaki 10 turkuaz noktanın ve bir siyah noktanın Türkiye’de bulunan farklı din ve inanç gruplarının ortak yaşam, devlet catısı olduğunu söyledi.
Mevcut yapının tüm inanç gruplarını kapsayamadığını savunan Serpen, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bugünkü Diyanet İşleri Başkanlığı, ağırlıklı olarak İslam inancına yönelik hizmet veren bir kurum niteliğindedir. Türkiye’de varlığını sürdüren farklı din ve inanç gruplarının ihtiyaçlarını karşılayabilecek kapsayıcı bir yapıya sahip değildir. Bu nedenle, tüm vatandaşlara eşit mesafede duran ve bütün inançları gözeten yeni bir kurumsal modele ihtiyaç olduğunu benimsiyoruz.”
Hakan Serpen, Nokta Partisi’nin inanç özgürlüğünü esas alan, devletin tüm din ve inanç gruplarına eşit yaklaşmasını hedefleyen bir yönetim anlayışını benimsediğini belirterek, cemevleri, ezidilerin tapınakları ve hristiyanların kiliseleri gibi inanç ve ibadet merkezlerinin devlet nazarında eşit statüde tutulması bu doğrultuda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılarak yerine tüm inançları kapsayan bir İnanç Hizmetleri Başkanlığı kurulmasını önerdiklerini ifade etti.
Serpen, Nokta Partisinin 1001 projesinin 0003 Diyanet İşleri Başkanlığı Kaldırılacak 11 inanç Başkanlığı kurulup özellikle Cemevleri Dedelerimizin kamu çalışanı olacak. Proje önerilerinin amacının hiçbir inancı dışlamak değil, Türkiye’de yaşayan herkesin inanç özgürlüğünü eşit şekilde güvence altına alan kapsayıcı ve tarafsız bir kamu hizmeti modeli oluşturmak olduğunu söyledi.
